İnsanlık kapitalizmin şu ana dek yarattığı en büyük krizle karşı karşıya. Bu sadece ekonomik değil, siyasal ve sosyal boyutlarıyla da alabildiğine derinleşmiş bir tarihsel kriz. Egemenlerin bu krizden kurtulmak için attıkları her adım emekçi kitleler için hayatı daha çekilmez hale getiriyor. Milyonlarca insanın canını alan, milyonlarcasını mülteci konumuna düşüren emperyalist paylaşım savaşı, faşizan uygulamaların neredeyse genel bir norm haline gelmesi, artan ırkçılık ve yabancı düşmanlığı, gelir dağılımındaki eşitsizliğin azalmak bir yana katlanarak artması, kronik işsizliğin daha da derinleşmesi, bu sorunu çok daha yüksek oranlarda yaşayan gençlerin umutsuzluk içinde kıvranması, yaşam ve çalışma alanları ellerinden alınan köylüler, kâr uğruna geri dönüşümsüz bir şekilde yağmalanan doğa…