Sermaye sınıfı işçi sınıfı üzerindeki egemenliğini baskı araçlarının (yasalar, polis şiddeti, hapishaneler, kimi zaman uygulanan idam cezaları...) yanı sıra pek çok yol ve yöntemle daha önceki egemen sınıfların yaptığından daha incelikli hale getirdi. Çeşitli ideolojik aygıtlar ve manipülasyonlarla, aldatmacalarla, sınıf içindeki din, mezhep, milliyet, cinsiyet, hatta yaş gibi daha birçok farklılıklar üzerinden yapay ayrımlar yaratarak işçi sınıfını bölüp parçalıyor, işçileri birbirine düşman hale getirmeye çalışıyor. İliğine kadar sömürmek, dayattığı çalışma koşullarına razı etmek, ekonomik ve sosyal saldırı politikaları karşısında pasif hale getirmek, örgütlenmesini, birlik olup mücadele etmesini önlemek için çeşitli taktikler geliştiriyor. Yıllarca sınıf olarak hareket etmesinin önünü almak için sınıf kavramı konusunda kafaları bulandırdı, artık eskisi gibi bir işçi sınıfı olmadığını, hatta işçi sınıfının öldüğünü iddia etti. İşçi sınıfını örgütsüzlüğe mahkûm etmek için babasına bile güvenmemeyi, bireyciliği, bencilliği, insani değerlerden uzaklaşmayı körükledikçe körükledi! İdeolojik olarak burjuvaziye teslim olmasını sağlayacak her düşünceyi pompaladığı gibi, neyi sevip neyi sevmeyeceğini, çıkarcılığı, onursuzluğu, utanmazlığı, arsızlığı, empati yoksunluğunu, nefreti, neredeyse tüm insani duyguların yerine parayı, kariyer basamaklarında yükselme hırsını vb. de aşılamaya çalıştı.