Kapitalist sömürü düzeni derin bir kriz içinde debeleniyor. Sadece ekonomi alanında yaşanan bir kriz değil bu, hayatın her alanını etkileyen, hegemonya krizi de buna eşlik ediyor. Bir yanda dünya yeniden paylaşım savaşının alevleri içerisinde yok olan şehirler, kararan hayatlar ile yanıyor. Diğer yanda savaştan nemalanan silah sanayii patronları kârlarına kâr katıyor. Ayrıca savaşla gelen yıkım, kapitalistler için yeniden inşa süreci anlamına geliyor. İnşaat vb. birçok sektörde yer alan kapitalistlerin ağızlarının suyu akıyor. Tüm dünyada büyük tekellerin kârları artarken, krizin yükü emekçilerin omuzlarına yıkılıyor. Emperyalist paylaşım savaşının merkez üssü olan Ortadoğu’nun kıyısında bulunan, faşist bir rejimle yönetilen Türkiye’de kriz daha da derinleşmekte, işçi ve emekçilere kesilen fatura kabarmaktadır. MESS’in otomotiv sektöründe yaşanan daralmayı gerekçe göstererek metal işçilerine düşük zam dayatacağı sır değildir.