Kıbrıslı İşçiler Hak Gaspına Karşı Grevde
Artan hayat pahalılığı, derinleşen ekonomik kriz ve düşen alım gücü nedeniyle Kuzey Kıbrıs’ta işçilerin öfkesi giderek büyüyor. Yolsuzluklar ve kara para ekonomisi tepkileri arttırırken, kamu çalışanlarının ücretlerine yapılacak artışı etkileyen “hayat pahalılığı ödeneği”nin kanun hükmünde kararnameyle (KHK) dondurulması bardağı taşıran son damla oldu.
Ulusal Birlik Partisi, Demokrat Parti ve Yeniden Doğuş Partisinin Ünal Üstel’in Başbakanlığında oluşturduğu sağ koalisyon hükümeti, Erdoğan hükümetinin emirleri doğrultusunda yeni bir mali program hazırlıyordu ve bu programın bir parçası da kamu çalışanlarının ücretlerinin düşürülmesiydi. Ortadoğu’daki savaşı, bunun bir sonucu olarak tedarik zincirlerindeki aksamayı, enerji maliyetlerindeki artışı bahane eden hükümet, altı aylık periyotlarla maaşlara yansıtılan bu ödeneği gasp etmek için bir yasa paketi hazırlayarak Meclis gündemine getirdi. Bu saldırı yasası sendikaların ve muhalefetteki Cumhuriyetçi Türk Partisinin (CTP) tepkisiyle karşılaştı ve Meclisten geçirilemedi.

Sendikalar, düzenlemeye karşı ilk aşamada “ön uyarı” niteliğinde grev çağrısı yaparken, sürecin ilerleyen günlerinde eylemlerini genişleteceklerini duyurdular. Fakat hükümet bu tepkilere aldırmayarak, Meclisten geçiremediği yasayı kanun hükmünde kararname çıkararak yürürlüğe soktu. KHK’nın 30 Mart gecesi yürürlüğe girmesiyle birlikte, sendikaların iş durdurma çağrısı süresiz genel grev kararına dönüştü. 62 sendikanın katılımıyla başlayan grev, Kıbrıs işçi sınıfının ekonomik ve sosyal haklarına yönelik saldırılara karşı kitlesel bir tepki olarak ortaya çıktı.
6 Nisan Pazartesi günü Lefkoşe’nin farklı noktalarında toplanan kamu çalışanları, sendikaların öncülüğünde birleşerek Meclis’e doğru yürüyüşe geçtiler. Yoğun katılım gösterilen eylemlerde, işçiler KHK’nın geri çekilmesini istediler. Hükümeti yolsuzluk üzerinden de hedef alan işçiler, polis ve jandarmanın sert saldırılarına rağmen yürüyüşlerine devam ettiler ve barikatları aşarak “hükümet istifa” sloganlarıyla Meclis bahçesine kadar girdiler. Sendikalar yaptıkları açıklamalarda, hükümetin kararını yasa, hukuk ve etik tanımayan bir yaklaşım olarak nitelendirdiler. KHK geri çekilip hükümet erken seçim tarihi verene kadar genel grevin devam edeceğini duyurdular. Eylemlere, Meclisin yok sayılmasına tepki gösteren muhalefet partileri de destek verdi.
7 Nisanda hükümetin ilk işi devlet hastanelerinde alınan grev kararlarını 60 gün süreyle ertelemek, yani fiilen yasaklamak oldu. Fakat sendikalar hastanelerde aciller dışında hizmet vermeme kararını hayata geçirdiler. Polis saldırısına ve gözaltılara rağmen 7 Nisanda da grevi sürdüren işçiler bu kez Meclis binasına girmeyi başardılar. Eylemler sırasında gözaltına alınan sendikacılar ve işçiler, tutuksuz yargılanmak üzere akşam saatlerinde serbest bırakıldı. Fakat beş sendikacının “polisi darp”, “kasti hasar”, “ayaklanma” suçlamalarıyla yargılanacağı açıklandı. Buna rağmen işçiler eylemlerine ara vermediler.
Bu süreçte CTP’li Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da Meclis önündeki eylemci işçilerin yanına giderek sendikaları görüşmeye çağırdı. Bu uzlaştırma çabası sonucunda hükümet sendikalarla gece boyunca müzakere yürüttü ve işçilerin kararlılığını görüp daha ileri gitmelerinden korkarak 8 Nisanda KHK’yı geri çekmek zorunda kaldı. Fakat sendikaları suçlamaya devam etmekten ve yasayı yeni kılıflara sokarak tekrar Meclis gündemine getirmekten geri durmadı. Bununla birlikte 8 Nisan gecesi yapılan oylamalarda yasayı Meclisten geçirmeyi başaramadı ve grevi yasakladı. Gündeminde Türkiye ile “Mali İşbirliği Anlaşması” imzalamak olan Başbakan Ünal Üstel, görüşmeler yapmak üzere hükümet üyeleriyle birlikte Ankara’ya gitti. CTP ise Haziran ayında erken seçim yapılması çağrısında bulundu.

Sendikalar krizin faturasını emekçilere kesmek isteyen hükümete karşı siyasal taleplerinden vazgeçmeyeceklerini, erken seçim tarihi netleşene kadar mücadelelerine çeşitli biçimlerde devam edeceklerini vurguladılar. Mecliste görüşmeler sürerken sağlık ve eğitim sendikaları greve geçici süre için ara verdi. Hastanelerde hizmet verilmeye başlandı, okullar açıldı. El-Sen, Türk-Sen, BES ve Dev-İş ise grevi sürdürüyor. 9 Nisan sabahı Başbakanlık önünde bir eylem gerçekleştiren sendikalar, yasaya ve hükümete karşı mücadeleye devam edeceklerini, saldırı geri çekilmezse Pazartesi günü greve devam edeceklerini duyurdular. Ankara’ya giden Başbakana tepki göstererek Pazartesi günü yine Meclis önünde olacaklarını açıkladılar.
Kıbrıs’ta sendikaların ve işçilerin mücadelesinin hükümete kısmi de olsa geri adım attırması, kararlı bir şekilde sürdürüldüğünde hak ve adalet mücadelesinin somut sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. İşçi sınıfının mücadele gündeminde şimdi, sağlık alanında başlatılan grevlerin 60 gün süreyle ertelenmesine ilişkin karar var. Sağlık alanında örgütlü sendikalar, kararın grev hakkını fiilen ortadan kaldırdığını belirterek söz konusu ertelemeyi tanımayacaklarını belirtiyorlar.