Örgütsüz kitleler, gündelik yaşamlarına devam ederken kapitalizmin sistematik ideolojik saldırıları altında olduklarını, gerçekleri göremediklerini, sahip oldukları fikirlerin aslında ait oldukları sınıfın çıkarlarını yansıtan fikirler olmadığını fark etmezler bile. Tıpkı bir sürü gibi nereye yönlendirilirlerse oraya doğru hareket ederler. Sürünün bir parçası olduklarını, köle olduklarını anlamazlar. Toplumda baskın olan görüşleri, değer yargılarını sahiplenir ve kendilerinin öz fikirleri zannederler. Bu fikirleri, değer yargılarını sorgulamak, sürünün dışına çıkmak korkutucudur ve köklü bir altüst oluş yaşanmadan mümkün olmaz. Örgütsüz kitlelerin kendiliğinden kapitalizm felâketini anlamlandırmasını, tehlikenin büyüklüğünü ve yıkıcılığını fark etmesini, direnç göstermesini beklemek beyhude olur.