İşsizliğe mahkûm edilmiş ve bir umut arayan insanlar, tahammülleri tükenince çıldırma ve hatta canlarına kıyma noktasına gelebiliyorlar. Nitekim bu tür trajik vakaların sayısının son dönemde hızla artmaya başladığını görüyoruz. Geniş tanımlı, dar tanımlı, tarım içi, tarım dışı, mevsimlik işçi, sanayi işçisi vb. kavramların arasında evirilip çevrilen rakamlar, işsizlik girdabından çıkamayan, yoksulluğa mahkûm edilen işçilerin intihar mektuplarında, bireysel eylem çığlıklarında, umutsuzluğa sürüklenip anti-depresanlara mahkûm edilmiş binlerce genç insanda gerçek karşılığını yukarıdaki örneklerde olduğu gibi dramatik bir şekilde buluyor.