2012’den günümüze dek yaşananlara baktığımızda Çağlı’nın işaret ettiği olguların giderek belirginleştiğini, keskinleştiğini ve yıkıcı sonuçlarının büyüyerek bugüne kadar geldiğini görmek mümkündür. Krizin derinleşmesi kaçınılmaz olarak rekabeti ve emperyalist paylaşım savaşını kızıştırırken, bu tabloyu tamamlayan sosyal ve siyasal unsurlar göçmen krizi, kanlı provokasyonlar, yükselen faşizm ve ırkçılık, İslamofobi, burjuva siyaset sahnesinde şiddetli sarsıntılar, artan otoriterleşme, hak gaspları, toplumsal eşitsizliğin büyümesi, baskı ve yasaklar oldu.