Örgütsüzlük koşulları içindeki emekçi kitlelerin genel olarak bu emperyalist politikanın içyüzünü ve tehlikelerini görmeleri engellenmektedir. Hükümetin işlettiği dev propaganda makinesi dört bir koldan emekçi kitlelerin zihinlerini bulandırmak, onları aldatmak üzere tam mesai halinde çalışıyor. AKP’li egemenlerin kitleleri kandırmada kullandıkları en etkili imaj “büyük Türkiye” imajıdır. “Büyük Türkiye” bölgesindeki ülkelere canının istediği gibi müdahale eden, sağa sola istediği gibi kabadayılık yapıp racon kesen, tuttuğunu koparıp alan, kolay kolay pes etmeyen, “dik” duran, karşı duranlara haddini bildiren ve çevresindeki zenginliklerden de payını almasını bilen bir Türkiye olarak resmedilmektedir. Aynı 20’li ve 30’lu yıllarda faşizmin yükseliş dönemindeki Almanya’daki gibi, bir yandan ezik kitlelerin ulusal gururunu okşayan, bir yandan da onlara yağmadan nemalanma hayalleri aşılayan bir propagandadır bu. Bu propaganda, aynı zamanda, gitgide daha fazla faşizan çizgilere bürünen otoriterleşme sürecini yansıtmaktadır ki, emekçi kitleler için zaten en büyük tehlike budur.