Marx, kâr oranıyla artı-değer ilişkisini ele aldığı bu bölümde daha önce de vurguladığı bir varsayımı hatırlatır. Şöyle ki, verili bir sermayeye düşen kâr tutarı, bu sermaye aracılığıyla verili bir dolaşım kesitinde üretilen artı-değerin toplam tutarına eşittir. Marx’ın belirttiği üzere, bu artı-değerin bir yandan sermaye faizi, toprak rantı, vergiler gibi farklı alt biçimlere bölünmesi, diğer yandan elde edilen kâra hiçbir şekilde eşit olmaması şimdilik bir yana bırakılacaktır. Kârın tutar olarak artı-değerle eşit sayılması ölçüsünde, artı-değer ve kâr oranının büyüklüğü basit sayısal büyüklüklerin oranları tarafından kolayca belirlenir. Çeşitli sayısal örnekler üzerinden ilerleyen Marx, “dolayısıyla, ilk aşamada, yalnızca matematiksel alanda kalan bir inceleme söz konusudur” der.