Dünya emekçi sınıflarının başındaki tüm belâların olduğu
gibi mülteci sorununun da sorumlusu kapitalist sömürü düzenidir. İçine
düştükleri çaresizlikle göçmen/mülteci işçiler hedefe konularak çok yönlü kriz
içindeki kapitalizmin ömrü uzatılmak istenmektedir. Milliyetçilik körüklenerek,
emekçiler birbirine düşürülerek gerçekler saklanmaya çalışılmaktadır. Afgan,
Suriyeli, Türk, Kürt, Türkmen, Arap ya da dünyanın başka bir coğrafyasından
mülteci ya da yerli tüm işçiler kapitalist sistemin boyunduruğu altında, bu
zulüm düzenini ayakta tutmaya zorlanıyor.