İşçi sınıfımızın Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde uzun yıllar yasaklarla engellenmeye çalışıldı. Ancak 1970’lerde yükselen işçi hareketi ve sosyalistlerin kararlı mücadelesi, bu yasakları fiilen boşa düşürdü. 1976 yılında DİSK/Maden-İş’in önderliğinde yüz bini aşkın işçi Taksim Meydanını doldurarak 1 Mayıs’ı kitlesel bir şekilde kutladı. Egemenler o günden bu yana işçi sınıfının yükselen sesini kısmak için baskıya, yasaklara ve türlü kanlı tezgâhlara başvurdu. Ancak aradan geçen yarım yüzyıla rağmen ne korku politikaları ne de zor aygıtları, işçi sınıfının 1 Mayıs’ına sahip çıkmasının önüne geçebildi. Şu an içinden geçtiğimiz dönemde ise 1 Mayıs’a sahip çıkmak her zamankinden daha fazla önem taşıyor.
1 Mayıs bizler için bir günden çok daha fazlasıdır. Dünyanın dört bir yanından, dili, dini, ırkı ne olursa olsun milyonlarca işçi ve emekçinin meydanlara aktığı gündür 1 Mayıs. O gün, kadını, erkeği, genci, yaşlısıyla tek bir sıkılı yumruğa dönüşen parmaklar gibi birleşiriz. Farklı coğrafyalarda olsak da aynı güneşin altında, aynı özlemle ve umutla aynı heyecanı paylaşırız. 1 Mayıs, emperyalist savaşın giderek yayıldığı günümüz koşullarında işçi sınıfının uluslararası kardeşlik ve dayanışma ruhudur. Faşist iktidarların yükseldiği, baskıların arttığı bir dönemde birliğimizden aldığımız güç ve cesarettir. Sınıfımızın büyüklüğünü görerek umudumuzu tazelediğimiz, kavganın ufuklarından mutlu bir yaşamın filizleneceğini haykırdığımız gündür 1 Mayıs.
1 Mayıs aynı zamanda işçi sınıfının savaşsız ve sömürüsüz bir dünya mücadelesinin simgesidir. Yaşadığımız dönemde kapitalist düzen, dünyanın neresinde olursa olsun işçi sınıfını ortak sorunlarla karşı karşıya bırakıyor. İşte 1 Mayıs, bu ortak sorunlar karşısında işçi sınıfını birbirine bağlayan ve aynı mücadele hattında buluşturan gündür. Enternasyonal bir mücadele günü olarak bizlere dünyanın dört bir yanındaki işçilerin birlikteliğinin ve dayanışmasının gücünü hatırlatır.
Tarih bilincine sahip örgütlü gençler olarak biliyoruz ki, hiçbir karanlık ebedi değildir. 1 Mayıs’ın yaşayan ruhu bize bu karanlığın nasıl dağılacağını açıkça gösteriyor. Bizler de bu ruhu kuşanarak 2026 1 Mayıs’ında da meydanlarda olacağız. Daha fazla işçi ve emekçi kardeşimizi mücadelemizin saflarına katarak birliğe, mücadeleye ve dayanışmaya bizler de tüm gücümüzle ve enerjimizle katılacağız. Hep birlikte “Kapitalist düzeni yıkacağız, sınıfsız bir dünya kuracağız” diye haykıracağız! Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın İşçi Sınıfının Uluslararası Birliği, Dayanışması ve Mücadelesi!
link: Marksist Tutum okuru genç bir işçi, Haydi 1 Mayıs’a! , 20 Nisan 2026, https://fa.marksist.net/node/8753



