Durgun akıyordu nehir Yine öyle her günkü gibi Yaslanmış tahta korkuluğa Düşünüyordu insan Öyle durgun, olağan Öyle benziyorlardı ki birbirlerine Bir gün olacaklardan habersizliklerinde Ne bilsin nehir Akarken yatağının içinde Eriyeceğini dağlardaki karın Alabildiğine kabaracağını Ve taşımaz olduğunda Suları yatağının Her şeyi kataraktan önüne Delicesine çağlayacağını Durgun sularının Ne bilsin insan Seyrederken tahta korkuluğun ardından Yine öyle her günkü gibi Durgun akan bir nehri Bir gün her şeyin değişeceğini…
1981-83
link: Elif Çağlı, İnsan ve Nehir, 1981-83, https://fa.marksist.net/node/8826



