Kapitalizmde her şey gibi felâket de sınıfsal bir olgudur. Kimileri için yeni kazanç kapıları açar, kimilerini vurup yıkar. Karşımızda, nüfuz bölgelerini genişletmek için, hammadde kaynaklarını tekeline almak için vb. bölgesel, hatta küresel savaşlar çıkaran, bu savaşlarda son derece yıkıcı konvansiyonel silahların yanı sıra gelecek kuşakların hayatını da cehenneme çeviren nükleer silahları kullanan; çeşitli deneyler ya da diğer türden kirli amaçlar için milyonlarca insanın canına mal olan hastalıkları bilinçli bir şekilde yayabilen; salt ormanlık arazileri büyük sermayenin talanına sunmak için hektarlarca alanı ateşe verebilen; “rasyonel ekonomi politikaları”nı hayata geçirmek adına, sermayeyi ihya ederken yoksul emekçilere astronomik zamları, vergileri, düşük ücretleri dayatan bir sistem bulunuyor.